12 Aralık 2009 Cumartesi

Salınım

Beethoven'ın Moonlight'ı eşliğinde yer yatağında çaprazlama yatan adam, acaba annesiyle üvey babası burda hiç yapmış mıdır diye düşünüyor.

Kendinizi tanımlayınız; Woody Allen filmlerindeki herkesi eleştiren ukala baş karakterlerle benzeşmesine rağmen kendini ağırbaşlılıkla kandıran, normale yabancılığını toplum içerisinde az konuşarak saklayan, iletişim ihtiyacını birkaç kişi ve yazı yoluyla gideren çocuklukzede pasif-agresif hümanist varoluşçu ateist agnostik.

Sevmedikleri; kör milliyetçiler, iflah olmaz yobazlar, sinemaya vakit geçirmek için giren kızlı erkekli lise grupları, suratına bakıldığında kimi bulsa sikeceği anlaşılan erkekler, empati yoksunları, on sekiz yaşında araba ticaretine başlayan zengin piçleri, aşırı bakımlı kızlar, sürekli konuşan kızlar, güzel olduğunu bilen kızlar, tabağında ceset görünce bir saniye olsun düşünmeyen insanlar, ölüm korkusuna tıraş diyen insanlar, tabancasız film yapamayan psikoloji ve edebiyat birikimi yoksunu sinemacılar, futbolu cinselliğin psikolojik terimleriyle ifade edenler, kendilerinin çirkin olduğunu söyleyip duranlar, ataerkiller, çapkın erkeğe delikanlı çapkın kıza kaşar diyenler, işedikten sonra ellerini yıkamayanlar, film aralarında yanındakine görüş soranlar, vakit kaybı kalıbını kullananlar, hamileyken pornoda oynayanlar, tüm bu kategorilere ayrılmış insanları psikolojik ve kültürel olarak analiz edip onları anlamaya çalışmak yerine sertçe eleştirenler (bu aşamada kendini de sevmemiş oluyor), cinselliğin psikolojik yanları, yenilemeyen basit insan duyguları, ve döl.

En büyük hayali; ölmemek.

Moonlight bitti. Teknik olarak, kafasını üvey babasının penisine değdirdiğini varsayıyor.