28 Aralık 2010 Salı

3

Bir girişimi daha boşluğa sarılarak çöpe atıyorum.
Kırıntıları birleştirmek varken koca ekmeği aramak niye?
Tam bir daha kalkışacakken, tatmin dolu sanal dünyama bakıp arkama yaslanıyorum.
Bütün iyi anlatıcılar öldükten sonra, mevsimi layığıyla yaşayamazken, hızlanmadan yürümeyi bile beceremezken, 'sevişmeyecek, para da kazanmayacaksan', hadi diğer sebepler de önemli de, GEBERECEKSEN; hiç sevmediğin, iki izleyip bir kustuğun, durup durup küstüğün kalabalığa her gün koşmak niye?

Kadromu kuruyorum, anlatılanı dinliyorum, sandalyeme sığmayıp, taklit etmeyi çok seviyorum.

Hiç yorum yok: