20 Ekim 2016 Perşembe

O

     Böceklerden bahsedeceğim bugün. Kuşlardan sonra. Dokunamayacağım konular var çünkü. Masalardan bahsedebilirim ama mesela; beş düzgün kesilmiş tahta parçasıyla yapılabilecek gizli köleleştirme nesnesi için saatlerce mağazalarda gezdiğimizden konuyu açıp, çağdaş klişelerin dipsiz topluluğuna müthiş bir hayat enerjisiyle katılan o malum mesele üzerine beynime binlerce defa işleyen zincir hakkında, tüm yılgın rekabetçiliğe rağmen özgüvenini korumaya çalışan ifadeler kurabilirim. Böyle uzun cümlelerle kendimi saklayabilirim. Kendimi saklamalıyım ki kılıcımı kininde tutabileyim, sağa sola zehir bulaştırmayayım. Ne diyorduk?

      Tam benim kalemim bir kadındı. Kıyamadım dokunarak bozmaya.

Hiç yorum yok: